Yanlışların ara nağmesi olmaktan, dertleri misafir etmekten yoruldum!
Saçların küheylanın yelesi, gülümsemen gün ağartısı kokun toprak kokusu iken; bu sessizliğinin nedeni sana yıllarca uygulanan reçetede yazılı olan ? Devletin Başına Devlet Gelecek ? isimli uyku hapıdır! Uykudan uyandıran seni diri tutan ? Çırpınırdı Karadeniz Bakıp Türk?ün Bayrağına ? şarkısını, bir marş gibi söylenmesini özledim.
Gönlümdeki ülkü neferleri, yayı gerilmiş ucundaki ok gibi!
Bu olup bitenlerden sonra; siyasi kartlarını post makinesinden geçirseler inanın yetersiz bakiye çıkacaktır?
Bundan böyle, söylemleri uyku hapı, alkışlar leylek takırtısı, tenkitleri dere uğultusudur?
Gelmeyecek yâri ne beklerim nede sorarım!
Sizlerin söylediğine şarkı türkü, benim söylediğime ağıt. Sizin evleriniz beton, benimki kâğıttan; rüyamda da olsa bu geceyi ağartacağım ve inatla boynumda asılı duran çareler; dertlerimin sırtını usul usul sıvayacak rüyalarda kalan Turan Ülkesinde! ? Ne hasta bekler sabahı, nede taze ölüyü mezar seni beklediğim kadar. ? ( N.F.Kısakürek)
Gafletin, delaletin şamarını yedikçe uslanıp kendinize geleceğinize, sıkıştırılmış sözcüklerle yüreklere su değil, ateş serpmektesiniz? Gidilen yol ayni görünse de? Yol o yol değil, Yolcularda o yolcular değil! Kervancı başı; sizde pahalı olan ne kaldı ki? Ucuzlayan yüreklerden başka! Bit buğdayın içini semirmişse, buğday ayni buğday değildir dış görünümü değişmese de!
Nasrettin hoca; Leyleği yakalamış ayaklarını ve gagasını kesmiş, sonrada tutup bakmış ve demiş ki: şimdi kuşa benzedin! Milli ülkümüzü bu kutlu davamızı kuşa döndürenler; bu uğurda verdiğimiz binlerce şehit gencimizin veballerini omuzlarında ölünceye kadar taşıyacak olanlar, ?Devletin başına Devlet gelecek ? sloganını söylettirenlerdir. Hep anlatır ve söyleriz de iş yazmaya gelince hepten vurdumduymaz oluruz! Sahi; Devletin Başına kim geldi?
Uyku beklesin göz kapaklarımda!
Patlasın davullar, zurnalar susmasın, yüz bir pare top atışlarıyla, havaiyi fişekler gökyüzünü süslesin. Alkışlarım sessiz olsa da; bu on iki yıllık başarı kutlanır. Gönlüm razı olmasa da? Sizleri de ayakta çok sesli olarak son defa alkışlıyorum!
Ülküyle Esen Kalınız.
GÜRHAN ÖZORHAN
Gürhan Özorhan
ÇIRPINIRDI KARADENİZ!
Yanlışların ara nağmesi olmaktan, dertleri misafir etmekten yoruldum!
Saçların küheylanın yelesi, gülümsemen gün ağartısı kokun toprak kokusu iken; bu sessizliğinin nedeni sana yıllarca uygulanan reçetede yazılı olan ? Devletin Başına Devlet Gelecek ? isimli uyku hapıdır! Uykudan uyandıran seni diri tutan ? Çırpınırdı Karadeniz Bakıp Türk?ün Bayrağına ? şarkısını, bir marş gibi söylenmesini özledim.
Gönlümdeki ülkü neferleri, yayı gerilmiş ucundaki ok gibi!
Bu olup bitenlerden sonra; siyasi kartlarını post makinesinden geçirseler inanın yetersiz bakiye çıkacaktır?
Bundan böyle, söylemleri uyku hapı, alkışlar leylek takırtısı, tenkitleri dere uğultusudur?
Gelmeyecek yâri ne beklerim nede sorarım!
Sizlerin söylediğine şarkı türkü, benim söylediğime ağıt. Sizin evleriniz beton, benimki kâğıttan; rüyamda da olsa bu geceyi ağartacağım ve inatla boynumda asılı duran çareler; dertlerimin sırtını usul usul sıvayacak rüyalarda kalan Turan Ülkesinde! ? Ne hasta bekler sabahı, nede taze ölüyü mezar seni beklediğim kadar. ? ( N.F.Kısakürek)
Gafletin, delaletin şamarını yedikçe uslanıp kendinize geleceğinize, sıkıştırılmış sözcüklerle yüreklere su değil, ateş serpmektesiniz? Gidilen yol ayni görünse de? Yol o yol değil, Yolcularda o yolcular değil! Kervancı başı; sizde pahalı olan ne kaldı ki? Ucuzlayan yüreklerden başka! Bit buğdayın içini semirmişse, buğday ayni buğday değildir dış görünümü değişmese de!
Nasrettin hoca; Leyleği yakalamış ayaklarını ve gagasını kesmiş, sonrada tutup bakmış ve demiş ki: şimdi kuşa benzedin! Milli ülkümüzü bu kutlu davamızı kuşa döndürenler; bu uğurda verdiğimiz binlerce şehit gencimizin veballerini omuzlarında ölünceye kadar taşıyacak olanlar, ?Devletin başına Devlet gelecek ? sloganını söylettirenlerdir. Hep anlatır ve söyleriz de iş yazmaya gelince hepten vurdumduymaz oluruz! Sahi; Devletin Başına kim geldi?
Uyku beklesin göz kapaklarımda!
Patlasın davullar, zurnalar susmasın, yüz bir pare top atışlarıyla, havaiyi fişekler gökyüzünü süslesin. Alkışlarım sessiz olsa da; bu on iki yıllık başarı kutlanır. Gönlüm razı olmasa da? Sizleri de ayakta çok sesli olarak son defa alkışlıyorum!
Ülküyle Esen Kalınız.
GÜRHAN ÖZORHAN


