Gamze İspirli


Erzurum Kongre Binası Kapatıldıysa, Vicdanımız da mı Güçlendirmeye Alındı?

.




Bir milletin hafızası vardır.
O hafıza; betonla, taşla, ahşapla değil iradeyle ayakta durur.
Erzurum Kongre Binası bugün “depreme dayanıksız” olduğu gerekçesiyle ziyarete kapatıldı. Gerekçe teknik olabilir, karar idari olabilir. Ancak mesele yalnızca bir binanın kapısına kilit vurulması değildir. Asıl mesele, tarihin kalbine geçici de olsa mühür vurulmasıdır.
Bu bina, sıradan bir yapı değildir. 2013 yılında TBMM araştırmasında depreme dayanıklılık konusunda  olumsuz görüş verilmedi, bu bina için…

Neden bugün farklı konuşuluyor?

Erzurum'un imajıyla uğraşılıyor?
Bu binada, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde “manda ve himaye kabul edilemez” sözü yalnızca söylenmedi; bir milletin kaderi yeniden yazıldı. O duvarlar, bağımsızlık iradesine tanıklık etti. O salonlar, teslimiyete karşı ayağa kalkan bir halkın sesini taşıdı.
Şimdi soruyoruz:
Yıllardır neden gerekli güçlendirme zamanında yapılmadı?
Bu kadar sembolik bir yapı için neden önleyici koruma yerine gecikmiş kapatma tercih edildi?
Erzurum’un tarihsel mirası, ancak “risk” oluştuğunda mı hatırlanıyor?
Elbette insan hayatı her şeyden değerlidir. Deprem gerçeği inkâr edilemez. Güçlendirme ve restorasyon şarttır. Buna kimsenin itirazı yok. Ancak bu süreç şeffaf, takvimli ve kamuoyuna açık yürütülmelidir.
“Kapattık, yapacağız” cümlesi, bu şehir için yeterli değildir.
Çünkü Erzurum Kongre Binası sadece Erzurum’un değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir.
Bu şehir; tarihini kar altında, yokluk içinde, işgal gölgesinde yazmış bir şehirdir. Bugün yapılması gereken; bu mirası kapatmak değil, gelecek nesillere daha güçlü aktarmaktır.
Restorasyon bir zorunluluksa, bu bir utanç değil, doğru yönetilirse bir sorumluluk örneği olabilir.
Ama sessizlik, gecikme ve belirsizlik; tarih karşısında affedilmez.
Erzurum Kongre Binası’nın kapısı kapalı olabilir.
Ama bu milletin hafızası kapatılamaz.
Ve unutulmamalıdır:
Bir binayı güçlendirmek mümkündür, ama zayıflayan tarih bilincini onarmak çok daha zordur.